ERÜ HASTANELERİNDE “AKROMEGALİ HASTA GÜNÜ” DÜZENLENDİ
            
             Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı tarafından “Akromegali Hasta Günü” düzenlendi.
            15 Nisan Perşembe günü Gevher Nesibe Hastanesi Başhekimlik Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen “Akromegali Hasta Günü” etkinliğine Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin KELEŞTEMUR, ERÜ Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Fahri BAYRAM ve Yard. Doç. Dr. Fatih TANRIVERDİ, ERÜ Tıp Fakültesi Nöroşirurji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali KURTSOY ve çok sayıda akromegali hastası katıldı.
Hastaların çoğu hastalığından habersiz
            Etkinliğin açılış konuşmasını Rektör Prof. Dr. Fahrettin KELEŞTEMUR yaptı. Akromegali hastalarının birçoğunun yakalandığı hastalığın farkında olmadığını kaydeden Rektör KELEŞTEMUR, “Hastalarımızın çoğu bu hastalığın farkında değiller. Eğer bir hastalığın tedavisinde başarılı olmak istiyorsak, hem hekim olarak, hem hasta olarak; maruz kalınan hastalığın ne olduğunu, tedavi edilmediği zaman nelerle sonuçlanacağını, kullanılan ilaçların etkilerinin ne olduğunu, bilgilerinin ne olduğunu, hangi tedavi metotlarının gerektiğini, ameliyat olunması gerekiyorsa olunacak ameliyatın nasıl ameliyat olduğunu, ameliyatın yan etkileri, sonuçları, radyoterapinin ne zaman gerektiği, ilaç tedavisinin ne zaman gerektiği gibi birçok ayrıntının hasta ve hasta yakınları tarafından çok iyi bilinmesi gerekir. Bu maalesef bilinmiyor. Dolayısıyla bu toplantılar çok önemli. Bundan sonra da hastalıklarla ilgili bilgilendirme toplantılarına devam edeceğiz” dedi.
            Rektör KELEŞTEMUR, konuşmasında hipofiz bezi hastalıklarının nadir görülen hastalık olduğunu, bu yüzden de özel tedavi gerektirdiğini belirtirken, “Genel hastalıkların tedavileri biraz daha kolay, çünkü o işle ilgilenen hekim çok olduğu için bazı hastalıkların üniversite hastanesi dışındaki hastanelerde de tedavileri mümkün. Ama hipofiz bezi hastalıkları özel hastalık, bunlar endokrinoloji kapsamına giren hastalıklar. Beyin cerrahi kısmında uğraşan hocalarımızın ameliyat etmesi gereken hastalıklar. Hipofiz bezi hastalıkları toplumda çok nadir görülen bir hastalık, dolayısıyla bu hastalık özel bir tecrübe gerekir. Hem hastalıkların teşhisi bakımından, hem de tedavileri bakımından… Zaten bizim endokrin kliniğimizin özel ilgi alanlarından birisidir hipofiz bezi hastalıkları. Dolayısıyla dünyada bu hastalığın teşhisi ve tedavisi ile ilgili nasıl bir gelişme oluyorsa, bunları biz de uyguluyoruz. Dünyada bu hastalıkla ilgilenen hocaların yer aldığı komiteler var. Ben bu komitenin Türkiye temsilcisiyim. Biz yılda bir kez toplanıyoruz. ABD, Japonya, İngiltere gibi değişik ülkelerde toplanıyoruz ve bu hastalıkla ilgili ne tür gelişmeler oluyor, onları tartışıyoruz. Sonrası metin hazırlayıp dünyadaki diğer doktor ve hastanelere gönderiyoruz. Dolayısıyla birebir ne olup bittiğinden haberimiz oluyor” diye konuştu.
            ERÜ Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahri BAYRAM da, akromegali hastalığının seyrek görülen hormon hastalığı olduğunu belirtti ve bu hastalıkta erken teşhis, tedavinin önemli olduğuna vurgu yaptı.
Vücudun tüm dengesini beyindeki yarım gram ağırlığındaki bez sağlıyor
            ERÜ Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Fatih TANRIVERDİ ise, insan beyninde akromegali hastalığının Türkçe kelime anlamının “uçların büyümesi” olduğunu belirtti ve beyindeki hipofiz bezinden salgılanan büyüme hormonunun eksik olmasının sıkıntı doğurduğu gibi, fazla salgılanmasının de insan vücudunda büyük sıkıntılara yol açtığını kaydetti. “Akromegali nedir? Önemi ve belirtileri nelerdir” konusunda da bilgiler veren Yard. Doç. Dr. TANRIVERDİ, “Hipofiz bezi beyinde yarım gram ağırlığında bir bezdir. Fakat beyindeki bu bez insan hayatının tüm dengesini sağlamaktadır. Hipofiz bezinin vücuttaki tüm görevleri tam olarak bilinmemekte. Zaten bunu bilmeye bir insan ömrü yetmez. Akromegali beyinde nadir görülen bir hastalıktır. Sadece vücutta şekil değişikliği değil diğer organ ve sistemleri de etkiler. Erkek ve kadınlarda eşit sıklıkta görülür. Ortalama tanı yaşı 40 civarıdır. Tanıda gecikme genelde 8-10 yıldır” dedi.
            ERÜ Tıp Fakültesi Nöroşirurji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali KURTSOY, “Akromegalide ameliyat nasıl ve ne zaman yapılır” konusunda bilgiler verdi.
Konuşmaların ardından da konuşmacılar, hasta ve hasta yakınlarının sorularını cevaplandırdı.