7 MAYIS DÜNYA ANKİLOZAN SPONDİLİT GÜNÜ

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Gevher Nesibe Hastanesi’nde “7 Mayıs Dünya Ankilozan Spondilit Günü” münasebetiyle hastalarla sohbet ve bilgilendirme toplantısı düzenlendi.

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalları tarafından düzenlenen ve Artrit ile Yaşam Derneği’nin (ARYAD) de destek verdiği toplantıda, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Salih ÖZGÖÇMEN ve Dahiliye Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Soner ŞENEL birer konuşma yaptı.

Kronik iltihaplı bir hastalık olan ankilozan spondilit hastalığının dünyada her 200 kişiden 1’ini etkilediğini kaydeden Prof. Dr. ÖZGÖÇMEN, bu hastalığı tam olarak bitiren bir tedavinin henüz olmadığını, ancak mevcut tedavilerle hastalığın durdurulabildiğini ve kötü gidişin önlenebildiğini söyledi.

Prof. Dr. ÖZGÖÇMEN, “Ankilozan spondilit öncelikle omurga ve iskelet sistemini tutar, ancak hastalık diğer organları da etkileyen bir hastalıktır ve ciddi sakatlığa neden olabilir. Bu hastalık insanların çalışma yaşamını, egzersiz yapmasını ve aile yaşamını olumsuz etkiler. Fakat hastalığın tedavisinde erken teşhis mümkündür. Hastalığın doğasının daha iyi tanınması, leğen kemiği eklemlerindeki (sakroiliak eklemler) erken değişikliklerin manyetik rezonansla görüntülenebilmesi, HLA B27 gibi laboratuar testlerinin yardımı, yeni geliştirilen kriterler sayesinde, erken ve uygun ilaç tedavileri, erken rehabilitasyon ve fizyoterapi oluşması muhtemel şekil ve duruş bozukluklarını önleyecektir” dedi.

Ankilozan Spondilit Hastalığıyla Mücadele Etmenin Yolları
Prof. Dr. ÖZGÖÇMEN, hastalıkla yaşamak ve bu hastalıkla mücadele etmenin yollarını ise şöyle özetledi:
“Hastalıkla başa çıkmak ve hastalıkla barışık olmak için öncelikle hastalığınız hakkında bilgilenin. Tedaviniz ve kullandığınız ilaçların yan etkilerini bilin. Bilgi edinirken mutlaka güvenilir kaynakları seçiniz ve hekiminizle diyalogunuzu kaybetmeyin. Sigaranın birçok hastalıkta olduğu gibi ankilozan spondilitte de hastalığın seyrine kötü etkisi kesin bilinmektedir. Kesinlikle sigara içmeyin. Sigara içiyor iseniz, kesinlikle sigara içmeyi bırakın. İşyerinizde ve evinizde çeşitli modifikasyonlar yapın. Düşmeleri önlemek için kaygan zeminlere dikkat edin. Banyo ve tuvaletlerde kaymaz zeminler ve tutamaklar sağlayın. Özellikle evinizin, apartman boşluklarının ve bu gibi yerlerin ışıklandırmasına dikkat edin. Otomobil kullanımında ek önlemler alınız (uzun geniş dikiz aynaları, uygun görüş sağlayan önlemler gibi). Mutlaka araç kullanırken veya araç içi yolculuklarınızda emniyet kemeri ve boyun destekli koltuk kullanınız. Boyun desteklerini mutlaka kendi boyun ve ensenize göre ayarlayınız. Boyun desteklerini mutlaka kendi boyun ve ensenize göre ayarlayınız. Uygun spor tarzlarını seçiniz Bazı sporlardan uzak durunuz. Günlük hayatta kısıtlılıklarınızı ortaya çıkaracak ölçümlere aşina olun. Günlük hayatta duruşunuzu ve hareket kısıtlılıklarınızı kontrol edin.”

Dahiliye Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Soner ŞENEL ise, ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı ve şekil bozukluğuna ve iç organlarda da bozukluklara neden olan tüm hastalıklara 'romatizmal hastalık' denildiğini; nedeni tam olarak bilinmeyen bir şekilde, eklem, bağ ya da tendonların kemiklere bağlanma noktalarında iltihaplı romatizmal tutulum ve sonrasında zaman içerisinde kemikleşme ile omurgalar arasında kaynaşmanın ankilozan spondilite neden olduğunu kaydetti.

Hastalığın ankilozan spondilit hastalığında ilk olarak leğen kemiği, daha sonra topuklar, diz, ayak bileklerninin de etkilendiğini ifade eden Doç. Dr. ŞENEL, yaklaşık olarak her 200 erişkin bireyden birinde görülen ankilozan spondilit hastalığının tipik olarak ergenlik çağının sonunda ve yirmili yaşlarda ortaya çıktığını, ancak belirtilerinin yaşamını diğer dönemlerinde genellikle 45 yaşından önce başladığını söyledi.

Her 200 Erişkin Bireyden Birinde Görülüyor
Doç. Dr. ŞENEL, “Yaklaşık olarak her 200 erişkin bireyden birinde görülen ankilozan spondilit tipik olarak ergenlik çağının sonunda ve yirmili yaşlarda ortaya çıkar. Ancak belirtiler yaşamın diğer dönemlerinde de başlayabilir. Genellikle 45 yaşından önce başlar. Ankilozan spondilit erkeklerde ve kadınlara oranla biraz daha sık görülür. Çocukları da etkileyebilir, ancak bu üç hasta grubunu farklı biçimlerde etkiler. Gerçekte HLA-B27 ankilozan spondilite neden olmaz, ancak bu geni taşıyan insanların ankilozon spondilite yakalanma ihtimali 100 kat daha fazladır. Bu geni taşıyan herkeste ankilozan spondilit gelişmemektedir. Toplumlardaki prevalansı 100 binde 60-200. İnsidansı ise 100 binde 5-9’dur. Kuzeyden güneye sıklık azalmaktadır” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından ankilozan spondilit hastaları, hastalıkla ilgili yaşadıklarını anlattı, hastalıkla ilgili karşılıklı sohbetin ardından etkinlik sona erdi.