ÇOCUKLARDA ASTIM HASTALIĞINA DİKKAT!

        
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fulya TAHAN, astımın çocuklarda en sık görülen kronik hastalıklardan biri olduğunu belirtti. Doç. Dr. TAHAN, “Türkiye’de yaklaşık 4 milyon astım hastası var. Ülkemizde erişkinlerin yüzde 2-11’inde, çocukların ise yüzde 8-18’inde astım hastalığı mevcut. Astım tedavi edilebilir bir hastalıktır. Önemli olan astıma yol açan etkenlere dikkat etmek ve ilaçları düzenli kullanmak gerekir” dedi.
        Çocuk Allerji Uzmanı Doç. Dr. Fulya TAHAN, “Dünya Astım Günü” münasebetiyle Mustafa Eraslan-Fevzi Mercan Çocuk Hastanesi konferans salonunda astım hastası çocukların ailelerine yönelik bilgilendirme toplantısı yaptı. “Çocukluk Çağında Astım” konulu toplantısında Doç. Dr. TAHAN, astımın dünyada tüm yaş gruplarında ve her iki cinste görülen bir hastalık olduğunu kaydetti. Dünyada 300 milyon astım hastası olduğunu söyleyen Doç. Dr. Tahan, “Ülkemizde de astım sağlığı tehdit eden ciddi hastalıklar arasındadır. Türkiye’de 4 milyon astım hastası var. Ülkemizde erişkinlerin yüzde 2-11’inde, çocukların ise 8-18’inde astım hastalığı mevcut” dedi.
        Hava yollarının uzun süre iltihaplanması olarak tanımlanan astımın kişisel ve çevresel etkilerle oluştuğuna dikkat çeken Doç. Dr. TAHAN, allerjenler, kimyasallar, sigara, hava kirliliği, viral enfeksiyonlar, meslek, sosyo ekonomik düzey, aile büyüklüğü, diyet, obezite ve kalıtsal etkenlerin astıma yol açtığını ifade etti. Doç. Dr. TAHAN, “Eğer anne ve babanın birinde astım hastalığı varsa, çocukta astım hastalığı oluşma riski yüzde 30’dur. Eğer anne ve babanın her ikisinde de astım hastalığı varsa, çocukta astım hastalığı oluşma riski yüzde 70’dir. Astım tek başına kalıtsal hastalık olmadığından mutlaka astıma yol açan çevresel etkenler, alerjenlerin iyi tespit edilmesi gerekir” diye konuştu.
        Çocukta bir kez ortaya çıkan ya da tekrarlayan hışıltılı solunum atağı öyküsü, geceleri sorun yaratan bir öksürük, egzersiz sonrasında öksürük ya da hışıltılı solunum, nefes ile alınan alerjenlere ya da hava kirliliğine maruz kalma sonrasında hışıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi ya da öksürük, soğuk algınlığının göğse inmesi ve iyileşmesinin 10 günden fazla sürmesi gibi belirtilerin çocukta astım hastalığı belirtileri olduğunu bildiren Doç. Dr. TAHAN, astımdan korunma yolları hakkında şu bilgileri verdi:
        “Evde ve işyerinde havalandırma artırılmalı, rutubet önlenmelidir. Kumaş döşeli eşyalar yerine deri, suni deri, ahşap ve plastikten yapılmış olanlar tercih edilmeli. Ev işi yaparken maske kullanılmalı. Güçlü bir elektrik süpürgesi ile haftada en az bir kere etkili bir temizlik yapılmalı, ardından nemli bir bezle silinerek temizlik tamamlanmalıdır. Mümkünse evde halı kullanılmamalı. Tüylü ve içi dolu oyuncaklar alınmamalı veya ortadan kaldırılmalıdır. Yatak takımları en az haftada bir yıkanmalı. Evdeki kullanılmayan eşyalar dolaplarda saklanmalıdır. Alerjik kişinin olduğu eve hayvan alınmamalı, dışarıda hayvanla teması olanlar eve bu kıyafet ile gelmemeli. Hayvan ile temas kaçınılmaz ise maske takılmalıdır. Evden uzaklaştırma mümkün değilse evde özel önlemler alınmalı, böcek giriş yerleri yok edilmelidir. Kimyasal maddeler ile ilaçlama ardından yoğun temizlik yapılmalı. Açıkta çöp, gereksiz eşya, yiyecek bırakılmamalı ve mutfak temizliğine özen gösterilmelidir. Evde nem azaltılmalı ve doğal havalandırma artırılmalıdır. Küflü malzeme atılmalı, küflü yerler çamaşır suyu ile temizlenmelidir. Su sızıntısı olan yerler tamir edilmeli. Evde akvaryum ve kuş kafesi bulundurulmamalı. Fazla miktarda saksı bitkisinden kaçınılmalı. Sigara astımı ortaya çıkaran bir etkendir, hastanın sigara dumanı ile teması önlenmelidir. Soba, fırın yakıtları, kızarmış yağlar, oda spreyleri, boya ve ciladan kaynaklanan gazlardan, iyi havalandırma sağlanarak kaçınılmalıdır. Ev ortamında tahriş edici maddelerle temizlik yapılmamalıdır (kezzap, tuzruhu, çamaşır suyu vs) Küf içeren yüzeyle yüzde 5-10’luk çamaşır suyu ile silinmelidir. Ev içinde çamaşır kurutulmamalıdır. Evde soba üstüne kaynayan su veya peteklerin üstünde ıslak bez konulmamalı.”
Astımın tedavi yollarını “Hastalığı başlatan etkenlerden sakınılır. İlaçlar doğru ve düzenli kullanılır. Belirtiler ve nefes ölçümleri kayıt edilir. Belirtilerde değişiklik görüldüğünde ne yapılması gerektiği öğrenilir. Düzenli hekim kontrolüne gidilir. Astım tedavisi erken yaşta başlanması gerektiğinden, yedi yaşından önce başlanan tedavi ile yineleyen atakların engellenmesi ve kronik yangının baskılanması uzun dönem hasarın ortaya çıkmasına engel olabilmektedir” şeklinde özetleyen Doç. Dr. TAHAN, konuşmasının ardından astım hastası çocukların ailelerinin sorularını yanıtladı.