ERCİYES ÜNİVERSİTESİ ÇİTEM REFERANS OLDU

        Erciyes Üniversitesi (ERÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Çocuk İhmali ve İstismarı Engelleme Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÇİTEM), başka şehirlerde kurulmaya başlanılan merkezler için referans oldu. Türkiye’de ilk olarak ERÜ’de kurulan ve 2009 yılı Mayıs ayından itibaren resmi olarak faaliyetine başlayan merkez, çocuk istismarının tanı ve tedavisinin yanında çocuk istismarını önlemeye yönelik çalışmalar yürütmekte. Ayrıca merkez çalışanları tarafından sağlık çalışanlarına, eğitim çalışanlarına, polis ve ailelere yönelik çocuk istismarı konusunda eğitim ve bilgilendirme toplantıları yapılmakta.

        Çocuk İhmali ve İstismarı Engelleme Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde yapılan çalışmalar hakkında bilgiler veren Yrd. Doç. Dr. Fatih YAĞMUR, son yıllarda sıkça gündeme gelen çocuk istismarı ve ihmalinin aslında yıllardır var olan fakat bir türlü görünmek istenmeyen bir gerçek olduğuna vurgu yaptı. Yrd. Doç. Dr. YAĞMUR, “Çocuk istismarının tanı, tedavi ve önlenmesi amacıyla gelişmiş ülkelerde faaliyet gösteren çocuk koruma merkezleri uzun yıllardır bu konularda çalışmaktadır. Ülkemizde ise bu konunun bir sorun olarak görülmesi ve bu yönde çalışmaların yapılması ise 5-10 yıllık bir geçmişe sahiptir. Çocuk Koruma Merkezlerinin amacı öncelikle çocukların fiziksel, cinsel ve duygusal istismarlarını önlemek, bu konuda eğitici ve bilgilendirici faaliyetlerde bulunmak, aynı zamanda mağdur çocukların tanı ve tedavisinde rol almaktır. Bu amaçla 2005 yılında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesinde Adli Tıp ve Çocuk Psikiyatrisi tarafından çalışmalar başlatıldı ve mağdur çocukların daha çok tanı ve tedavisinde hizmet verilmeye başladı. Daha sonra olguların artması, bu konuda çalışmak isteyen profesyonellerin artması ile gelişmiş ülkelerde olduğu gibi bu konuda üniversite bünyesinde bir merkez kurulmasına karar verildi ve yönetmelik hazırlanarak YÖK’e başvuruldu. Erciyes Üniversitesi Çocuk İhmali ve İstismarını Engelleme Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin kuruluşu 18 Mayıs 2009 tarihinde resmi gazetede yayınlandı. Daha önce fiili olarak devam ettirdiği hizmetini artık resmi olarak bir çatı altında sürdürmeye başlandı. Kısa adı ‘ÇİTEM’ olan bu merkez bünyesinde Adli Tıp Anabilim Dalından, Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalından, Çocuk Hastalıkları Sosyal Pediyatri Bölümünden, Çocuk Radyoloji Bilim Dalından uzman ve araştırma görevlileri çalışmaya başladı. Ayrıca bir sosyal hizmet uzmanı, bir psikolog, bir hemşire, bir sekreter ve iki yardımcı personel ile ÇİTEM çalışmalarını sürdürmektedir. Gerek fiziksel şartları gerekse kadrosu ile şu anda Türkiye’de ilk ve tek olan merkez başka şehirlerde kurulmaya başlanan merkezler içinde referans merkez olma özelliği taşımakta” dedi.

                        TBMM Kayıp Çocuklar Komisyonundan tam not
Geçtiğimiz aylarda TBMM Kayıp Çocuklar Komisyonundan 3 milletvekili, bir grup akademisyen ve bürokratın merkezlerini ziyaret ettiğini ve komisyondaki milletvekillerinin hazırladıkları raporda ÇİTEM’i örnek merkez olarak göstereceklerini söylediklerine vurgu yapan Yrd. Doç. Dr. YAĞMUR, “7 gün 24 saat hizmet veren merkezimizde fiziksel muayene ve ruhsal muayene yapılmakta ve adli mercilere konu ile ilgili bilirkişilik hizmeti verilmektedir. Savcılık, sağlık kuruluşları veya aileler tarafından getirilen veya gönderilen mağdur olma şüphesi olan çocukların burada gerekli görüşme ve muayeneleri yapılarak işlemleri yapılmaktadır. Merkez bünyesinde bekleme salonu, muayene odası, çocuk ile görüşmenin yapıldığı ve konunun uzmanlarının takip ettiği ortadan ayna ile bölünmüş gözlem ve görüşme odası, arşiv, sekreter odası ve toplantı salonu bulunmaktadır. Ayrıca merkez çalışanları tarafından sağlık çalışanlarına, eğitim çalışanlarına, polis ve ailelere bu konularda eğitim ve bilgilendirme toplantıları yapılmaktadır. Tanı ve tedavi ön planda gibi görülse de aslında ÇİTEM’in temel amaçlarından biriside çocuk istismarının önlenmesidir. Bu da tabii ki eğitim ve bilgilendirme çalışmaları ile mümkündür. İstismar edilmeden yani mağdur olmadan yetişen ve bir birey olarak topluma karışan sağlıklı her çocuk aslında sağlıklı toplum olmanın temel şartıdır” diye konuştu.

                        Fiziksel şiddet istismar olarak görülmemekte
Yrd. Doç. Dr. YAĞMUR, merkezlerine daha çok cinsel istismar vakalarının geldiğine dikkat çekti. Yrd. Doç. Dr. YAĞMUR, “Aslında tüm dünyada fiziksel şiddet, fiziksel istismar diğer istismar türlerine göre çok daha yüksektir. Fakat merkezimize gelen olguları değerlendirdiğimizde fiziksel istismarın çok sınırlı bir düzeyde kaldığı görülmektedir. Bunun sebebi de maalesef fiziksel şiddetin toplum tarafından bir disiplinize etme yöntemi olarak kabul edildiği, istismar olarak değerlendirilmediği bir gerçektir. Çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişimi açısından fiziksel istismarın da ciddi bir sorun oluşturduğu bilinmektedir. Bu açıdan fiziksel şiddetin önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması, sağlıklı bir birey ve sağlıklı bir toplum oluşabilmesi açısından önemli faktördür” şeklinde konuştu.