DİYABET AYAK ENFEKSİYONU DEYİP GEÇMEYİN!

         ABD’li profesör, tedavi edilmeyen diyabetik ayak enfeksiyonlarının bazen uzuv (bacak) kayıplarına kadar gidebileceğini ve bazen de ölümcül olabileceğini belirtti.

                   DİYABET AYAK ENFEKSİYONU DEYİP GEÇMEYİN!

         Pensilvanya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Warren S. JOSEPH, diyabetik ayak enfeksiyonu konusunda önemli uyarılarda bulundu. ABD’li Profesör JOSEPH, ekstra rahatsızlığı olan diyabet hastalarında tedavi edilmeyen diyabetik ayak enfeksiyonlarından oluşan ölümlerin ölüm mortalitesinin yüzde 50 olduğunu ve bu oranın en sık görülen kanser hastalıklarından daha fazla olduğunu belirtti. Prof. Dr. JOSEPH, “Diyabet hastalarında diyabetik ayak enfeksiyonunun önlenmesi ve tedavisinde eğitim çok önemli. Öncelikle diyabet hastaları kan şekerlerini iyi ayarlamalılar. Ayak bakımlarını iyi yapmaları, dar ayakkabı giymemeleri, ayakları için iyi bir nemlendirici krem kullanmaları gerekiyor. En önemlisi bu kişiler diyabet merkezlerinde ayak bakımı konusunda çok iyi eğitim almaları gerekir” dedi.

         7 Nisan 2010 tarihinde bir ilaç firması tarafından Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Gevher Nesibe Hastanemiz Başhekimlik Toplantı Salonu’nda öğretim üyeleri ile hastanede görevli hekimlere “Diyabetik Ayak Enfeksiyonları” konusunda konferans veren ve bu konuda kendisine yöneltilen soruları yanıtlayan Pensilvanya Üniversitesi’nde diyabet ayak enfeksiyonları konusunda uzman Prof. Dr. Warren S. JOSEPH, diyabetik ayak enfeksiyonlarının diyabet hastalarında erken safhada pek ciddiye alınmayan, fakat doğurduğu sonuçlar bakımından ayakların ve bacakların gangrene kadar giderek uzuv kayıplarına neden olabildiğini, hatta ölümcül rahatsızlara yol açtığını kaydetti.

                                    Nöromatik duyu kaybı fazla
         Prof. Dr. JOSEPH, “Diyabetik ayak enfeksiyonları diyabetli hastaların ayaklarında oluşan ülser ve daha sonra derin yaralara yol açan ayak enfeksiyonudur. Bütün diyabet hastalarının yüzde 15’inde diyabetik ayak enfeksiyonu görülür. Önce ayakta diyabetik ayak ülseri oluşur, sonra bu ülser iyi tedavi edilmediğinde diyabetik ayak enfeksiyonuna dönüşür. Diyabet hastalarının yüzde 15’inde diyabetik ayak ülseri, diyabetik ayak ülseri olanların da yüzde 15’inde ise diyabetik ayak enfeksiyonu oluşur. Bu hastalar ağrı hissetmezler. Ayaklarında ülseri gelişir, ama ağrı hissetmez. Hastalarda şeker hastalığına bağlı sinir hasarı gelişir ve bu da ağrı hissetmemelerine yol açar. Ağrı hissetmeyince de hastalar ayak yaralanmalarını önemsemezler ve bunu diyabetik ayak enfeksiyonu takip eder... Bu yüzden bazı araştırmacılar der ki; ‘Bu tür hastalarda ağrı hastalara verilen en büyük hediyedir, çünkü ağrı hissettiğinde onun tedavisinde de baktırır.’ Diyabetik hastalar ağrı olmadığından, nöromatik duyu kaybı olduğu için doktora gitmiyorlar ve bunu pek önemsemiyorlar. Diyabet genetik bir hastalık olduğu için de daha önce ailesinde diyabetik ayak enfeksiyonu oluşup doktora giden ve ayaklarını, hayatını kaybedenler olduğundan, bu tür hastalarda ‘Bende hastaneye gidersem ayağı kaybederim, ölürüm’ korkusu hakim oluyor. Bu korkudan dolayı da pek çok diyabetik ayak enfeksiyonu olan hasta hastaneye başvurmuyor” dedi.

                                  Farkında olmama çok fazla
         ABD’de 24 milyon diyabet hastasının en az 3 de 1’inin diyabetik ayak enfeksiyonunun farkında olmadığını, Türkiye’de de bu durumun ABD ile hemen hemen aynı olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. JOSEPH, “Biz bu hastalığı henüz enfeksiyon oluşmama, hafif, orta, şiddetli enfeksiyon şeklinde 4 sınıfa ayırıyoruz. Birinci sınıfta henüz enfeksiyon oluşmadığı için, klinik bulgu olmadığı için hastalara antibiyotik tedavisi önermiyoruz. Zaten klinik bulgu yoksa enfeksiyon da yoktur, enfeksiyon yoksa antibiyotiğe gerek yoktur. İkinci sınıf yani hafif enfeksiyonlarda hastalar ayakta tedavi edilebildiklerinden hastalara oral antibiyotik tedavisi öneriyoruz. Üçüncü ve dördüncü sınıf orta ve şiddetli ayak enfeksiyonlarında da hastaneye yatış, yaradan kültür alma, enfeksiyonun çeşidine göre antibiyotik ve diğer tedavi yollarını uygulamaktayız. Çünkü orta ve şiddetli enfeksiyonlarda ayakta çok derin yara oluşur, ayak kangren olur” diye konuştu.

         Prof. Dr. Waren S. JOSEPH, diyabetik ayak enfeksiyonları konusunda dünyada 5 yıllık mortaliteye bakıldığında diyabetik ayak enfeksiyonlarının pek sık görülen kanserlerden daha ölümcül orana sahip olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Joseph, “Diyabetik ayak enfeksiyonundan ölüm oranı yüzde 50 bulunmuş, bu oran meme kanseri ve prostat kanserinden daha yüksek bulunmuştur. Fakat bu hastalarda ölüm oranının yüksek olması direkt olarak ayak enfeksiyonuna bağlanamaz. Bu hastalarda bir belirteç olabilir. Diyabetik ayak enfeksiyonundan ölen hastaların koroner arter gibi ekstra hastalıklar mevcuttur ve bunlardan dolayı da ölüm oranları yüksektir” dedi.

                                             Eğitim şart!
         Diyabet hastalarında diyabetik ayak enfeksiyonu oluşmaması için eğitimin çok önemli olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. JOSEPH, “Diyabet hastalarında eğitim çok önemli, fakat bu hastalar için eğitim çok kolay değil. Bu tür hastaların her şeyden önce kan şekerlerini çok iyi kontrol altında tutmaları gerekiyor. Kan şekerlerini iyi ayarlamaları gerekiyor; çünkü kan şekeri çok yüksek olduğunda diyabetik ülserlerin oluşma olasılığı ve komplikasyonlar artıyor. İyi bir ayak kremi, nemlendirici kullanmaları gerekiyor. Ayak tırnaklarında mantar varsa bunu mutlaka tedavi ettirmeliler. Ayakların parmak aralarında çatlaklar oluşur, bu çatlakların da tedavilerini yaptırmaları lazım. Dar ayakkabı giymemeleri lazım. Ayakkabılarını giyerken, içerisini mutlaka kontrol etmeleri gerekiyor. İçinde taş var mı, çivi var mı? Çünkü bu hastalarda duyu kaybı olduğu için ayakkabının içerisindeki maddeyi fark etmeyebilirler. Ondan sonra da yaralanmalar olabilir. Duyu kaybı olduğu için bu tür hastaların ayakları sık üşür. Ayaklarını kalorifere ve sobaya yaslamamaları, ya da ayaklarının üzerine çok sıcak tutumlar koymamaları gerekiyor. Çünkü ayakları yanabilir, ülserleri açılabilir. Bu tip hastalarda eğitim çok önemli olduğundan diyabet merkezlerinde ayak bakımı konusunda çok iyi eğitim almaları gerekir” diye konuştu.

İleri