ANNE SÜTÜ

Her bebek için en ideal besin kendi annesinin sütüdür. Yaşamın ilk 6 ayı başka ek bir gıdaya gerek yoktur. Anne sütü alan bebeğe D vitamininden başka birşey verilmez.

Annenin ilk sütü (ağız: kolostrum) bebeğin ilk aşısıdır. Süregelen adetlerin aksine ilk süt her bebeğe mutlaka verilmelidir. Normal doğum yapan her annede, doğumdan hemen sonra bebeğin çıplak olarak annenin memeleri üzerine yatırılması, anne-bebek ilişkisinin hemen başlamasına, bebeğin huzurlu olmasına, emme başlayınca sütün daha erken ve bol gelmesine neden olur.

Anne sütünde bulunan maddeler bebeğin enfeksiyonlara karşı daha etkili korunmasına yardımcı olur ve bebeğin kendi bağışıklık sisteminin gilişimini hızlandırır. Mamalarda bağışıklık sistemine ait hiçbir madde yoktur.

Anne sütü mamadan daha kolay hazmedilir ve içeriği daha çok kana geçer: Anne sütü içerdiği bazı enzimlerle bebeğin bu sütü daha kolay hazmetmesini sağlar. Anne sütü inek sütünden daha az protein içermesine karşı, içindeki tüm protein bebeğin dolaşımına geçer. İnek sütündeki proteinlerin ise %50’si atık madde olarak barsaklardan atılarlar.Demir ve çinko anne sütünün varlığında bağırsaklardan kana daha kolay geçer.

Anne sütü ile beslenen bebeklerde egzema daha az görülür: Anne sütü ile beşlenme allerjiye karşı korur ve bu koruyucu etki erişkinlik dönemine kadar sürer. Anne sütü ile bir ay ve daha uzun süreli beslenme hem gıda allerjilerini, hem de solunum yolunda ortaya çıkan allerjilere karşı koruyucudur. Egzemaya karşı koruyucu etki özellikle 6 ay ve daha uzun süre anne sütü ile beslenen bebeklerde daha belirgindir. Hatta çalışmalar kalıtımsal olarak allerji gelişimine yatkın bireylerde bile anne sütünün koruyucu etkileri olduğunu göstermiştir.

Anne sütü bebek için doğal bir ağrı kesicidir: Anne sütünde endorfin adı verilen maddeler bulunur. Bu morfin benzeri doğal maddeler sakinleştirici etkileri yanında ağrı dindirici özelliklerede sahiptirler. Bunun yanında bebeğin emzirme esnasında anneye yakın olması onun üzerinde psikolojik olarak da rahatlatıcı etkiler gösterir. Aşı sonrası bebeğinizi hemen emzirmeniz çoğu durumda ona aşının ağrısını unutturur.

Anne sütü hastalanmış bir bebek için en ideal besindir: Sindirim sistemi ile ilgili ishal gibi ciddi bir sorun yaşandığında, mama içeriğinin daha zor hazmedilir olması nedeni ile bebeğin mama ile beslenmeye devam edilmesi sakıncalı olabilir ve bu bebeklerde genellikle elektrolit içeren sıvılar verilir. Aksine anne sütü kolay hazmedilir, bağırsaklar üzerinde düzenleyici etkileri vardır ve bu nedenle ishalli bebeklere verilmesi tedaviye katkıda bulunur. Solunum yollarıyla ilgili sorunlar yaşandığında da bebeğin mama ile beslenmeye devam etmesi solunum yolundaki balgam ve yapışkan salgıların daha da artmasına neden olabilir. Anne sütü ise içerdiği antikorlar nedeniyle, enfeksiyonları tedavi edici özelliğe sahiptir ve salgı artışına neden olmaz.

Anne sütündeki yağ, karbonhidrat ve proteinler bebek için ideal bir bileşimdedir: Mama üreten firmalar sürekli olarak mama içeriğindeki miktarları değiştirerek anne sütüne benzetmeye çalışmaktadırlar. Gerçekte anne sütündeki miktarlar bebeğin ihtiyaçlarına göre sürekli olarak değişmektedir.

Anne sütüyle beslenen bebekler daha iyi bir sosyal gelişim gösterirler: Yaşamın 12.ayının sonunda, mamayla beslenen bebeklerle anne sütüyle beslenen bebekler karşılaştığında anne sütü ile beslenenlerde psikomotor ve sosyal gelişimin belirgin olarak daha fazla olduğu bulunmuştur.

Anne sütü ile beslenmiş çocuklarda egzama, allerjik hastalıklar, diş eti hastalıkları, kanser ve diabet gibi hastalıklar daha az görülmektedir.

ANNE SÜTÜ, fizyolojik ve en iyi besin, bebek-anne arasındaki en iyi psikolojik bağlantı yolu, bebeğin hastalıklardan korunmasında en güvenilir yoldur.

“Sonuç olarak ANNE SÜTÜ eşsizdir

Prof. Dr. Türkan Patıroğlu
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı