ERCİYES ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANELERİNDE
DERİ KANSERİNDE ERKEN TEŞHİS ETKİNLİĞİ
VATANDAŞLAR ÜCRETSİZ ‘BEN’ MUAYENESİNDEN GEÇİRİLDİ

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri’nde, tüm Euro Bölgesi ülkeler ve Türkiye’de deri kanserinin erken teşhisine yönelik başlatılan “Fark et, Yok et!’ kampanyası çerçevesinde, vatandaşlar ücretsiz ‘ben’ muayenesinden geçirildi.
26 Haziran 2013 Çarşamba günü Gevher Nesibe Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Polikliniğinde 09.00-12.00 saatleri arasında gerçekleştirilen taramaya çok sayıda vatandaş katılırken, benleri dikkatle muayene eden doktorlar, vücudundaki beni herhangi bir risk içermeyen vatandaşlara çeşitli tavsiyelerde bulunurken, riskli gördüklerine ise ileri derecede tetkik için randevu verdi.
Etkinlik hakkında bilgiler veren Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat BORLU, özellikle güneş ışığına yoğun şekilde maruz kalan insanlarda deri kanseri görülme sıklığının her geçen yıl arttığına dikkat çekti.
Prof. Dr. BORLU, “Deri kanserinde en önemli faktör güneş ışığıdır. Yani yıllar içinde alınan doz. Özellikle çocukluk çağında kısa sürede alınan ve deri yanığına neden olacak hızlı güneşlenmelerden oluşan doz çok önemli. Biraz koyu tenli insanlar bu konuda avantajlı, koyu tenliler güneş yanığına ve güneşin toplam ışınlarına karşı daha dayanıklıdırlar. Açık tenli insanlar, renkli gözlü insanlarda bu dayanıklılık az olduğu için deri kanseri gelişme riski bir miktar daha fazladır. Çok fazla beni olanlarda, ailede kanser hikayesi olanlarda, özellikle deri kanseri hikayesi olanlarda, bu risk biraz fazla” dedi.
İnsanların güneşlenme alışkanlıkları konusunda bilinçli olmaları gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Murat BORLU, deri kanserinin erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir olduğunu söyledi ve bu yüzden çok renkli, çok koyu, yuvarlaklıktan ziyade asimetrik bir yapısı olan, renk ve şekil değiştiren, kaşınma, ağrı yapan, normalden farklı bir hissiyat veren benlere sahip olan kişilerin bir sağlık kuruluşuna giderek ben muayenelerini yaptırmaları gerektiğini kaydetti.
Deri kanserinin teşhisinde hem gözle yapılan muayene, hem de son yıllarda büyütmeli dermoskopik muayene denilen yöntemle yüzde 90 oranında başarı sağlandığını belirten Prof. Dr. BORLU, şüpheli durumlarda ise biyopsi alındığını ve biyopsi ile kesin teşhis konulabildiğini söyledi.
Prof. Dr. BORLU, “Eğer biyopsi sonucu iyi çıkar ise bir sıkıntı yok. Kötü ve erken dönem ise hemen tedavi edilmekte. Ekstra ilaçlara, radyoterapi gibi zahmetli ve sıkıntılı yöntemlere gerek kalmamakta” diye konuştu.