MEME KANSERİNDE TARTIŞMALI KONULAR ÇALIŞTAYI
HER 8-9 KADINDAN BİRİNDE MEME KANSERİ GÖRÜLÜYOR

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı ve Anadolu Tıbbi Onkoloji Derneği’nin birlikte düzenlediği ’’Meme Kanserinde Tartışmalı Konular Çalıştayı ”, 3-5 Şubat 2012 tarihleri arasında Kayseri Hilton Otel’de gerçekleştirildi.

Çeşitli üniversite hastanelerinden ve diğer hastanelerden 100’e yakın onkoloji uzmanının katıldığı çalıştayın başkanlığını ERÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin ÖZKAN yaptı.

Çalıştay öncesi meme kanseri ile gazetecilere açıklamalarda bulunan Prof. Dr. ÖZKAN, meme kanserinin en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını söyledi. Meme kanseri tedavisinde son yıllarda çok ciddi gelişmeler yaşandığını ifade eden Prof. Dr. ÖZKAN, bu sayede erken dönemde tespit edilen meme kanserinin daha etkin bir şekilde tedavi edilebildiğini kaydetti. Bir toplumda kanser yaygınlaştığında bunun ünlü-ünsüz birçok insanı etkilediğine vurgu yapan Prof. Dr. ÖZKAN, ”Bu nedenle herkesin bilinçli olması gerekiyor” dedi.

Türkiye’deki meme kanseri istatistiklerinde ”sorun” olduğunu söyleyen Prof. Dr. ÖZKAN, şunları kaydetti: “Yüzde olarak net bir şey söylemek mümkün değil. Bunların istatistikleri daha çok Amerika’dan geliyor, biz o rakamlara göre konuşuyoruz ama şunu söyleyebiliriz, her 8-9 kadından birinde meme kanseri görülmekte. Bu oldukça sık bir oran olarak kabul edilebilir. Türkiye’de de aynı oranlara yakın olduğumuzu düşünüyoruz. Son yıllarda kayıt konusunda gelişmeler var. Önümüzdeki yıllarda daha sağlıklı verilerin elimize ulaşacağını düşünüyoruz. Bizim kliniğimizde yaptığımız çalışmada yüzde 25′lere yakın bir oranda meme kanseri en sık görülen kanser türü olarak karşımıza çıkıyor. Ancak, kanserden ölümlerde akciğer kanseri meme kanserinin önüne geçiyor.”

Anadolu Tıbbi Onkoloji Derneği ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbı Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Süleyman BÜYÜKBERBER de, Türkiye’de meme kanseri konusunda hala yeterli bilinç olmadığını, bunu da meme kanserinin erken tanı metodu sayılan mamografi tetkikine yaklaşımdan anladıklarını kaydetti. Türkiye’de mamografi çektirmesi gerekenlerin yılda sadece yüzde 7-8′inin bu tetkiki yaptırdığına dikkat çeken Prof. Dr. BÜYÜKBERBER, bunun da erken tanıyı geciktirdiğini belirtti.

Prof. Dr. BÜYÜKBERBER, ”Amerika’dan 10 yıl kadar geride seyreden bir oranımız var. Artık, yayılmış meme kanseri hastalığı ülkemizde de son derece az görülüyor. Hastalarımız erken dönemde başvuruyor. Ancak, hala alınması gereken yolumuz var. Meme kanseri diğer kanser türlerine göre yaygınlığından dolayı üzerinde biraz daha fazla araştırma yapılan bir tür. Bu nedenle de tedavi edilebilirliği diğer kanserlerden daha iyi” dedi.

Bir gazetecinin, “Dizi oyuncularının meme kanserine yakalanması, halkın bilinçlenmesine katkı sağlıyor mu?” şeklindeki sorusuna ise Prof. Dr. BÜYÜKBERBER, şöyle cevap verdi:
”Tabi şöhret her zaman daha cazip. Yıllardır Sağlık Bakanlığı kanser erken teşhis merkezleri bu konuda uğraşmasına rağmen, bu kadar bile olmadı. Hakikaten iki dizi oyuncusu meme kanseri olunca, bizim poliklinikler doldu taştı diyebilirim. Birkaç gün içinde binlerce insan mamografi için başvurdu. Tabi bu tip medyanın körüklediği kampanyalar gelip geçici oluyor. Bunların eğitim yoluyla kalıcı olması lazım. Kısa dönemde, birkaç ayda oluşan bilinç genelde kalıcı olmuyor. Bu da çok yararlı olmuyor ama her şey bir katkıdır. Onun da büyük katkısı olduğuna inanıyorum.”

ERÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin ÖZKAN’ın açılış konuşması ile başlayan çalıştay, meme kanserinde erken tanı ve tedavi yöntemlerine yönelik konferanslar ve olgu sunumlarının ardından sona erdi.