M.ERASLAN- F.MERCAN
ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI HASTANESİNDE
14 MART TIP BAYRAMI KUTLANDI

          Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanelerinden; M.ERASLAN - F.MERCAN Çocuk Sağlığı- Hastalıkları Hastanesi 5. katında Tıp Bayramı Kutlandı.
          14 Mart Tıp Bayramı etkinliğine; Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Ruhan DÜŞÜNSEL, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Mustafa Kürşat ÖZTÜRK, Gevher Nesibe Hastanesi Hastane Başhekim Yard. Doç.Dr.Murat BORLU, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalının diğer öğretim üyelerinin yanı sıra asistanlarda katıldı.

          Gevher Nesibe Hastanesi Başhekim Yrd. ve Çocuk Sağlığı Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr.M.Hakan POYRAZOĞLU ‘nun yaptığı açılış konuşmasının ardından
          Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Mustafa K. ÖZTÜRK; “meslek hayatım süresince kutlanan Tıp Bayramları etkinliklerinden en anlamlı olanının şu an yaşandığını, sağlık camiası içerisinde ekip ruhunun ancak bu kadar gösterilebileceğini, bunun da kendisini çok memnun ettiğini açıkladı.
          Çocuk Hematoloji-Onkoloji Öğretim Üyesi Prof.Dr.M.Akif ÖZDEMİR ise bir tıp öğrencisinin kendisine hediye ettiği, günün anlam ve önemini konu edinilen mektubu katılımcılarla paylaştı.

          Hekimliğin önemini en iyi özetleyen İşte o mektup;
          “Bir varmış bir yokmuş, o ne varmış ne de yokmuş; varlığı kendisinde yokluğu ademoğullarındaymış; ruhundan üflediği nefesle var ettiği ademoğullarında.
          Görünen oymuş ki, nefes varlığa cevhermiş. Gören gözler bunu bilmiş. Görmeyenler ise insanoğlunu yalnız et ve kemikten zannetmiş!
          İnsanların babası Adem’e eşyanın isimlerini öğretip “Hadi” demiş. “in yeryüzüne ve yaşa dilediğince. Ama sakın unutma kim olduğunu ve nereden geldiğini, aksi halde zulmetmiş olursun diğerlerine ve kendine!.” Ve tanrıya verilen bu sözle inmiş ademoğlu yeryüzüne...
Aradan uzun yıllar geçmiş. Kimileri verdiği söze sadık kalmış, kimileri isyan etmiş. İsyan edenler toplanıp Babil de büyük bir kule inşa etmiş. Kulenin başı göğe değsin, yeryüzünde söylenen her söz, bu kule üzerine olsun istenmiş. Ama Tanrı hem gören hem de bilenmiş. Kendini bilmeyen bu ademoğullarını başkalarını da bilemez hale getirmiş. İnsanları kavimlere bölüp her kavme ayrı bir dil vermiş. Böylece bir kavim diğerini anlamayacak ve toplanıp yeryüzünde bir daha nifak tohumları ekemeyeceklermiş. Yalnız her kavmin içinden seçtiği kişilerden oluşmuş bir zümre varmış ki, onlara diğerlerinden farklı muamele göstermek gerekmiş. Bu zümreye ademoğlunun bilgisini verecek ve adalet gününe kadar taşımasını isteyecekmiş. Bu bilginin sahibi olan herkes birbirlerinin dilinden anlayacak fakat diğerleri onların ne demek istediklerini asla bilmeyeceklermiş. Sahibi oldukları bilgiyi usta-çırak ilişkisi içinde her nesil bir sonrakine öğretecek, böylece bu o kült bilgi asla yok olup gitmeyecekmiş. Kim ki sadakat ve bağlılık yeminleriyle kendisine teslim edilecek olan bu bilgiyi taşımaya gönüllü olursa ödeyeceği bedel, hayatını diğer insanların hayatları için vakfetmekmiş. Bu büyük hizmetlerinin karşılığında ise; kendilerine yeryüzünde büyük bir saygınlık sahibi olmak vaat edilmiş. Dünya üzerindeki herkesçe tanınabilmeleri için kendilerine özel üniformalar diktirilip törenlerle giydirilmiş. Saf temiz oldukları için değil elbet ama saf ve temiz kalmaları için üniformalarının rengi beyaz seçilmiş.
          İşte o gün bu gündür Tanrının yeryüzündeki eli bu beyaz üniformalı zümreymiş. Çünkü insanoğlunun en kıymetlisi, yani varlığın ta kendisi bu zümrenin mensuplarına emanetmiş. Her ne zaman ki cevher varlığı terk etmek istemiş, bu zümreden bir emanetçi, Tanrıdan emanet aldığı nefesi varlığa üfleyip ademoğluna yeniden hayat vermiş.
Bu zümrenin mensubu olan tüm usta ve çıraklara saygılarımızla.

          Okunan bu anlamlı mektubun ardından, Prof.Dr.Ruhan DÜŞÜNSEL yaptığı konuşmasında; Çocuk Hastanesinin; öğretim üyesinden hemşiresine, tüm sağlık çalışanları ile hastane yönetiminin büyük bir ekip oluşturduğunu güzel etkinlikler ortaya konulduğunu, bu organizasyona katkısı olan ve emeği geçenlere teşekkür ettiğini bildirdi.

          Çocuk hastanemizde tedavi gören klinik ve poliklinik hastaları olan miniklerimiz ise doktor abi ve ablalarına; yüreklerindeki ışıltıları ve minnet borçlarını, kendi el yazılarıyla hazırladıkları, kutlama mesajlarıyla ifade ettiler. Bu mesajlar ise afiş haline getirilerek hastanenin bütün koridorlara asıldı.